Her sene Cambridge ile Oxford Üniversiteleri arasında Taymis (Thames) nehri üzerinde yapılan ve binlerce seyirci tarafından büyük bir alâka (ilgi) ve heyecanla seyredilen sekiz kişilik kürek yarışı bu sene de yapılmış ve müsabakayı Cambridge kazanmıştır. Bu yarış her iki Üniversite arasında bugüne kadar yapılan deniz müsabakalarının 87 ncisi idi. Bunlardan 46 sını Cambridge, 40 nı da Oxford kazanmış bulunuyordu. Fakat son senelerde yapılan yarışların bilâ fasla (kesintisiz) hepsini Cambridge kazanmış olmakla hakikaten inanılmayacak bir rekor elde etmiş bulunmaktadır. Son galibiyet Cambridge’in bilâ fasla kazandığı yarışların on ikincisidir. 1920 senesinden beri Oxford ancak bir yarış kazanabilmiştir.
Taymiste (Thames’te) 6840 metre mesafe üzerinde güneşli ve çok güzel bir havada icra edilen bu seneki yarış, Cambridge kürekçileri hasımlarını (rakiplerini) dört buçuk futa (1,37 metreye) boyu geçerek on dokuz dakika 48 saniyede kazanmışlardır. 1934 senesinde elde edilen dereceye nazaran bu rekor düşüktür. Geçen seneki derece 18 dakika 24 saniyeydi. Yani bu sürat saatte aşağı yukarı 12-13 mili (19-21 km/s) buluyor ki hemen hemen bizim Kadıköy vapurlarının sür’atine (hızına) yaklaşıyor. Bilhassa (özellikle) bu son yarışta Cambridge eski rakibine pek fazla üstünlük göstermiştir. Zaten aradaki fark da bunun en açık bir delilidir.
Müsabaka başlar başlamaz her iki takım da çok muntazam (düzenli) hareket etmişlerdir. Koyu mavi fanilâ (atlet) giymiş olan Oxford’lular açık mavi renk taşıyan Cambridge’lilerden geri kalmamağa (kalmamaya) azmetmiş gibi görünmüşler ve iki yüz metreye kadar onlarla müsavi (eşit) gitmişlerdir. Küreklerin adedi (sayısı) dakikada 32—34 idi. Fakat çok geçmeden gittikçe açılan açık mavilerin daha ağır bastıkları görülmüş ve yarıştan bir mil sonra bunlar hasımlarını (rakiplerini) üç çeyrek futa (yaklaşık 22.86 cm) boyu açmışlardır. 500 metre ileride aradaki kırk bir buçuk futa boyunu bulmuştur. İşte bundan sonra Cambridge kürekçilerinin çok iyi çalıştırılmış ve yetiştirilmiş olduğunu gayri kabili inkâr (inkâr edilemez) bir surette (şekilde) kendini göstermiştir.
Cambridge’liler o kadar muntazam (düzenli) kürek çekiyorlardı ki hiç birinin yüzünde en ufak bir yorgunluk alâimi (belirtisi) bile hissolunmuyordu. Her iki Üniversitenin dizdiği yarışçılar arasındaki fark çok bariz (belirgin) idi ve bunu arada bir klas farkı olarak bile göstermek caiz (uygun) olabilir. 3400 metreden sonra Oxford’lular biraz kendilerini toplamışlar ve son gayretlerini (çabalarını) sarf ederek aradaki mesafeyi kapatmaya çalışmışlardır. Bu da bir dereceye kadar muvaffak (başarılı) olmuşlarsa da neticeden (sonuçtan) emin bulunan Cambridge’liler kendilerini sıkmağa (zorlamaya) lüzum (gerek) görmemişler ve yarışın sonuna doğru tekrar gene hasımlarını (rakiplerini) açmışlar ve müsabakayı (yarışı) yukarıda söylediğimiz gibi dört buçuk futa (yaklaşık 137 cm) boyu geçerek kazanmışlardır.
